İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in TBMM Genel Kurulu’nda Sincan Cezaevi ile ilgili dile getirdiği iddialar yargıya taşındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çömez hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla re’sen..
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in TBMM Genel Kurulu’nda Sincan Cezaevi ile ilgili dile getirdiği iddialar yargıya taşındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çömez hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla re’sen soruşturma başlattı. Karara Meclis kürsüsünden ateş püsküren Çömez, anayasal bir hak olan “kürsü dokunulmazlığını” hatırlatarak, “Daha ne kaldı ayaklar altına almadığınız?” diyerek iktidara ve yargıya yüklendi.
Siyasetin gündemi, Meclis kürsüsünde yapılan bir konuşmaya açılan soruşturma ile yeniden ısındı. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in, çerçeve yasanın Adalet Komisyonu’ndan geçmesinin ardından Sincan Cezaevi’nde isyan çıktığına dair iddiaları, yargıyı harekete geçirdi.
Başsavcılık “Yanıltıcı Bilgi” Suçlamasıyla Harekete Geçti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çömez’in iddiaları üzerine resmî bir açıklama yaparak yasal süreç başlatıldığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “28. Dönem Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez tarafından, Sincan 1 Nolu Cezaevinde isyan çıktığına dair yapılan açıklamaları nedeniyle, Cumhuriyet Başsavcılığımızca TCK 217/A maddesinde düzenlenen ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Çömez’den TBMM Kürsüsünde Sert Tepki: “Hangi Devirde Yaşıyoruz?” Hakkında başlatılan soruşturma kararına ilk tepkiyi yine olayın yaşandığı yer olan TBMM kürsüsünden veren Turhan Çömez, sert ifadeler kullandı. Sincan Cezaevi’nde mahkûmların gardiyanları koğuşlara sokmadığı yönündeki duyumlarını paylaştığını belirten Çömez, amacının Adalet Bakanı’nı göreve çağırmak ve parlamentoyu bilgilendirmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
Kararı “kepazelik” olarak nitelendiren Çömez, anayasal güvence altındaki kürsü dokunulmazlığının fiilen yok sayıldığını belirterek şunları kaydetti: “Sayın Adalet Bakanı, böyle bir bilgi var, lütfen parlamentoyu bilgilendir dedim. Ben vekil olarak daha ne yapacağım? O Adalet Bakanı doğru düzgün işini yapsa, açar bana ‘Sayın vekilim böyle bir şey var ya da yok’ der. İkna olmazsak kapıları açar, ‘Buyurun gelin kendiniz görün’ der. Ne yaptılar biliyor musunuz? Meclis’te, kürsüde yaptığım bu konuşma için soruşturma başlatmışlar.”
“Kürsüde Biz Konuşmayacağız da Nerede Konuşacağız?” Soruşturmanın umurunda olmadığını dile getiren İYİ Partili vekil, eleştirilerini daha da sertleştirerek şu sözlerle tamamladı: “Hangi devirde yaşıyoruz? Kürsüde vekilin yaptığı bir konuşmaya soruşturma mı açılır? Şu kürsüde biz konuşmayacağız da nerede konuşacağız? Sonra ‘tek adam rejimi’ dediğimizde sinirleniyorsunuz. Anayasa’nın temel hükmüdür; milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığı vardır. Ben burada sizden bilgi talep etmeyeceğim de ne yapacağım? Daha ne kaldı ayaklar altına almadığınız?”
Yargı ve yasama organı arasında yeni bir krizin kapısını aralayan bu soruşturmanın, Meclis’teki diğer muhalefet partileri tarafından nasıl karşılanacağı ve dokunulmazlık tartışmalarını nereye taşıyacağı merak konusu.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.